1 Mayıs 2011 Pazar

Kitapsızlığın Sızısı- SUNAY AKIN

    'Kitap bir pencere aralığına konulduğunda, odadan içeriye temiz hava girmesini sağlar...İnsan içinde aynı işlevi yerine getirir...Okunduğunda, insan beyninin havalanmasına, oksijen kazanımıyla düşüncelerin yenilenmesine neden olur!..Kitap okumayan insan kendini yeniliklere kapatmış demektir...Kitabı dışlayan insan, çiftliklerde beslenen tavuklar gibidir...Kanatları olsa da onları kullanarak uçmayı beceremez...Ancak, kitap okuyan uçabilir... Çevrilen her sayfa bir kanat çırpımıdır, özgür düşüncenin...' demiş Sunay Akın. Ne güzel anlatmış insanoğlunun kitaba olan muhtaçlığını...
     Kitap okumayan birini zaten anlamam mümkün değil, hep bir bahaneleri vardır...'Zamanım yok, okuyacak ne var ki?,bu kadar işin arasında bir de onunla uğraşamam' ve daha bir yığın saçma sapan şeyler.Bana okumayı aşıladığı için anneme hep şükredeceğim bu yüzden. Çünkü beni diğer insanlardan ayıran en belirgin özelliktir hep okuyor olmam.Hatırlıyorum da karne günleri benim için hep sabırsızlıkla beklediğim günlerdi, elbetteki bu sabırsızlığın bir nedeni karnemi almaktı ama en güzel nedeni ise annemin bana hediye olarak aldığı kitaba kavuşmaktı.Annem bana her karne gününde bir kitap hediye ederdi ve ben o kitabı bir gün içinde yerimden dahi kalkmadan okurdum.Bana aldığı en güzel kitap Aziz Nesin'in SİZİN MEMLEKETTE EŞEK YOK MU? kitabıydı.Hala büyük bir hayranlıkla okurum.
        ZAT-I DEVLETLERİ
Ölümünüzden on ya da yirmi yıl sonra,
Hadi diyelim elli yıl sonra,
Kimseler bilmeyecek adınızı sanınızı,
Hatta torunlarınız bile...
Bu yüzden kaygılanmayın hiç,
Size bir iyilik yapmaktır amacım.
Sık sık adınızı andım kitabımda ki,
Sonsuza dek bütün dünya,
Ağız dolusu sövüp sayacak size.
Sevinin, artık ölümsüzleştiniz.
Benden iyilik budur zat-ı devletinize
                                         Nesin Vakfı,19 Haziran 1988
   Farkındayım bazen kitap okumak hastalık hatta takıntı derecesini alabiliyor ama hayatımdan oldukça memnunum çünkü bazen duygularıma tercüman oluyor söyleyemediğim, anlatmaya cesaret edemediğim duygularımı bir roman kahramanından duymak iyi geliyor.Kendimi buluyorum her sayfada, her satırda...Her kahraman benden bir şeyler taşıyor ya da kitap bittiğinde ben bir şeyler öğreniyorum kahramanımdan!

24 Nisan 2011 Pazar

İLK

İlk defa böyle bir şey yapıyorum genellikle kişisel görüşlerimi ulu orta paylaşma taraftarı değilim belki de birilerini incitmekten korkuyorum. Ama fark ettim ki benim incinmem kimsenin umurunda değilken ben neden bu kadar düşüneyim ki başkasını. Belki yaptığım biraz bencillik ama bu aralar hayatımda ilk defa en çok kendimi düşünüyorum öyle olması gerekiyor zaten hep kaybeden taraf olmaktansa bencillik daha çekici gelmeye başlıyor bir süre sonra. Bence çocukken öğretilmeli bir parça bencil olmak, yeri geldiğinde önce ben demek. Maalesef kimse çocuğuna böyle bir şeyi isteyerek öğretmez çünkü bencillik kötü bir özellik gibi görünür, korkunç bir şey gibi gelir kulağa ama bazen kendimizi korumak, ezilmemek, hakkımıza sahip çıkmak, bana fark etmez diyip sonuçlarına katlanmamak için bir parça içimizde bulunmalı….